Hz.Muhammed s.av:
*Çocuk cennet kokusudur buyurmuş.Torunlarına 'reyhanlarım' dermiş bu yüzden.Reyhan;çok güzel koku veren görünümü iç açıcı ama bakımı çok fazla gayret isteyen bir çiçektir.O çiçekleri büyütmekle vazifeli anne ve babalara çiçekler için tavsiyede bulunmuş: "Çocuklarınıza iyi davranın onları iyi terbiye edin"
*Çocukları sık sık öpmeyi,sevildiklerini hissettirmeyi tavsiye edermiş.
Bir gün Hz.Ali'nin oğlu Hz.Hasan'ı öpmüştü.Yanında olan Akra:''Benim on çocuğum var,hiç birini öpmedim'' dedi.
Akra'nın yüzüne baktı ve hayretle buyurdu ki: 'Eğer Allah sizin gönlünüzden rahmet ve şefkati çekip çıkardıysa,ben ne yapabilirim?'
*Onlarla çokça şakalaşırmış.
*Çocuklarla o kadar iç içeymiş ki bir defasında yarış yapan çocukları görüp,onların neşesine katılmak için birlikte koşmuş.
*Çocukları öperken bile onlar arasında adaletli davranılması gerektiğini söylermiş.
*Çocukların ağlama seslerini duyduğunda kayıtsız kalmaz,derhal ilgilenirmiş.
(Kim ki ağlayan çocuğu susturuncaya kadar sabreder ve gönüllerse,Allah c.c ona sonsuz lütuf
ihsan eder.)
*Sokak ve çarşılarda karşılaştığı çocuklara selam verir,saçlarını okşar ve onlara ikrâmda bulunurmuş.Çocuklara karşı çocuk gibi davranır ve onların dünyalarına girebilmeyi en iyi O başarırmış.
*Bir çocuğun elinden tutunca o bırakıncaya kadar elini çekmezmiş.En büyük dikkatsizliklerimizden birisi budur.Oyun anında işitmez,görmez, anlamaz sanırız onları.Hâlbuki çocukların alıcılarının en çok açık olduğu andır oyun anları.Yapmalarını istediğimiz şeyleri o anlarında söyleyebiliriz. Onların hemen kabullenmelerini ve farkına varmadan şartlanmalarını sağlar oyun anları, fakat bu çok önemli anları biz oyundadır duymaz diyerek çocukların duymaması gereken konuları onların belleklerine işleyerek geçiririz.Misafirliklerde çocuklar bir köşede oynarken, annelerinin konuştukları her şeyi kafalarına kaydederler.
*Çocukların hayatlarındaki ilk'lere dikkat edermiş.Bu ilklerden birisi de çocuğun midesine inen ilk gıdadır.Enes'in annesinden Enes'i doğurduğunda çocuğa süt verilmeden kendisine haber verilmesini istemişti.Enes doğar doğmaz Peygamberimizin yanına getirildi.Bebeğin ağzının içini iyi cins bir hurma ile ovdu yani tahnik etti.
*"Toprak çocukların ilkbaharıdır" buyurmuş. Toprak, insandaki negatif enerjiyi çektiğinden toprakla oyun çocukların rahatlamasını sağlar.
*Çocuklara sık sık 'Sizi çok seviyorum' dermiş.
*'Çocuğu olan,onunla çocuklaşsın' buyurmuş.
Göbeği üzerine akıtan torununu almak isteyen Ebu Leyla bin Abdurrahman'a şöyle buyurmuş: "Oğlumu bırakın hacetini tamamlayıncaya kadar onu korkutmayın"
*Hz. Hasan ve Hüseyin,bir gün O'na gelerek,kendilerine bir deve almasını istemişler. O anda çocuklara deve alacak durumda değilmiş.Torunlarını üzmeden deveyi unutturacak bir çözüm yolu bulmuş.Küçük torunlarının önüne çökerek onlara seslenmiş; "Haydi binin bundan daha iyi deve mi olur" Çocuklar büyük bir sevinçle dedelerinin sırtlarına binmişler ve deveyi unutmuşlar.Çocukların bu tarz istekleri karşısında bizler tarafından söylenen sözler hep aynıdır;Şimdi olmaz,ileride alırız,paramız yok,daha sonra vs. Bu sözler, çocuklara parayı önemsetir ve onları yoksulluk psikolojisine sokar. Eğer bunu fark edemez isek çocuklarımız, büyüdüklerinde paraya tapar hale gelirler.
*Çocukları güzel kelimelerle sever,onlara sevimli takma adlarla seslenirmiş.
Anne/babalara,anne ve baba adaylarına rehber olması,hakkıyla istifade edilmesi umudu ile..
Bu hafta benim için yoğun fakat bir o kadar özel ve keyifli geçti.Detayları daha sonra paylaşacağım.. :)
Son zamanlarda civcivimizin gitgide büyüdüğünü görüyor,heyecanla doluyorum.Onun için tuttuğumuz bir defter var.Geçmişi okuyunca / videolarını izledikçe gözlerimiz doluyor.Ilık bir rüzgar esiyor ruhumuzda,huzra gark ediyor.Zaman mefhumu nasıl bir hızla akıp gidiyor,tutabilene aşk olsun.Ne çabuk evlendik,ne çabuk anne-baba olduk,küçümenimiz ne çabuk 3.5 yaşına geldi hayret ediyorum..
Bunları yaşamak;çok özel,çok kıymetli.Aile insanın bu dünyadaki küçük cenneti.Aşk O'nun nuru ile yoğrulunca asla tükenmiyor.Yuvalarımızdan huzur,gönlümüzden baki sevda bir lahza eksilmesin..
Ve Sürpriiiz! :)
Şimdi bir kurabiye düşleyin,o ki 'kurabiye içinde kurabiye' !
Oreo'yu duymuşsunuzdur belki: Kremalı sandviç bisküvi.
Bizdeki versiyonu 'Negro'.
( Sizin de Pepela kardeşiniz gibi çayla aranız iyi değilse ve kahve müptelası iseniz, mezkur lezzet ile kahvenin çok yakıştığını da muhtemelen bilirsiniz.)
Bu bisküvinin cheesecake'inden,parfesine,muffin'inden tatlısına kadar herşeyini yapıyorum. Hem çok eğlenceli hem de çok lezzetli oluyor!
Nicedir Oreo yoktu burada. Bazı ürünler marketlere uzun aralıklarla geliyor. (Artık Libya'nın bu hallerine alışmışsınızdır siz de:) Burası minik bir şehir lakin kendine özgü tılsımı ile huzur veriyor. 4-5 ay sonra büyük ihtimalle Beyda maceramız da sona erecek.Bakalım,nasipse hangi ülkeden yazacağım.)
Geçen gün markette Oreo'ya benzeyen bir paket görünce sevinçle dalıverdim.Lakin yanılmışım,Oreo değilmiş .Neymiş biliyor musunuz?
''Mısır'lı Borio :) ''
Çakma Oreo yani!
Olsun! İşime yarar mı ? : Yarar..
Bu reçeteyi ilk gördüğümde değişik ve pratik olması hasebiyle ile gönlümü fethetmesine rağmen 'Yavan olur mu ki ?' diye düşünmedim değil..
Fakat kesinlikle öyle olmuyor.Kurabiyeler yumuşuyor,eriyor.Damak çatlatıyor.
Listemde Top 3'e girdi bile.
Ilık ılık tüketin! Muhteşem! Yumuşacık!
İstek üzerine,arkadaşlarım için haftaya 3 tertip hazırlayacağım bu kurabiyenin altın reçetesini sizlerle paylaşmaktan mutluluk duyarım... :)
(Reklamlar bitti:)
Oreo'lu Sürpriz Kurabiye (Negro ya da Borio'lu da diyebiliriz)
Malzemeler:
*1 paket tereyağı (250 gram)
*3/4 cup esmer şeker
*1 cup şeker
*2 büyük yumurta
*1 tatlı kaşığı vanilya ekstresi veya 1 paket vanilya
*3+1/2 cup un
*1 çay kaşığı tuz
*1 çay kaşığı kabartma tozu (tepeleme)
*250 gram damla çikolata (Çekmeceyi açıp,-Türkiye'den getirdiğim ve var olduğunu sandığım- damla çikolataların bittiğini görünce dumur oldum! Ne mi yaptım? Tablet çikolatayı minik minik parçalara böldüm.Mutfakta çareler tükenmez değil mi?:) Fakat siz varsa damla çikolata kullanın!)
*1 paket Oreo veya benzeri bisküvi
not:1 cup=1 su bardağı
Hazırlanışı:
.Şeker ve yağı krema kıvamına gelinceye dek çırpınız.
.Vanilya ve yumurtaları ekleyip,çırpmaya devam ediniz.
.Un,kabartma tozu ve tuzu bir kaba eleyiniz.
.Üzerine çikolata ve sıvı malzemelerle hazırladığınız karışımı ekleyip yoğurunuz.
.Hamurdan iki parça alıp yassılaştırarak,bisküvinin altını ve üstünü kapatınız.
.Bisküviler bitene kadar işlemi tekrarlayınız.
.Önceden ısıtılmış 180 dereceli fırında 9-13 dakika pişiriniz.
.Ilıdıktan sonra,bir bardak sütle servis ediniz!
Miniklerinizin de çok seveceği bu kurabiyeyi oreo/negro alır almaz,mutlaka deneyin annecikleri ..
Bu ölçü ile 10 adet çıkıyor.Kurabiyeler kocaman oluyor! Tek kişilik diyebilirim. :)
(Negro'lar daha küçük olacağı için sanırım iki katı kurabiye çıkar)
Şeklen belki çok albenili olmuyorlar ama lezzetleri garanti .
Afiyet olsun..
Kısa Kısa :
Çalışmaları ve içtenliği ile ruhumu okşayan,çok sevdiğim arkadaşım Nilay,bize ödül göndermiş!
*Mutfak dostlarımızdan ; Sevgili Sabina'da da bu cici ödülü hediye etmiş.Kendisine nezaketi ve samimiyeti için gönülden teşekkür ediyorum.
* Balpare'mizin Pişir-Yorumla-Kazan etkinliğine de mutlaka göz atın derim!
*Biliyorsunuz Yıldız Hanım da annesini kaybetti.Mekanı cennet olsun inşaAllah.Ailesine,sevenlerine sabır ve selamet diliyorum..
*Haberlerde gördüm;Gölcük'te 4.3 büyüklüğünde deprem olmuş.Hemen annemleri aradım.Seslerini duymak rahatlattı.Maazallah.En Emin'e emanet ..
Sürç- lisan etti isem affola.
Yüreğimden eksik olmayın...


















