
Bugün insanlık olarak insanca davranmayı unutmuş gibi bir hâlimiz var. Varlık içindeki farklılığımızı ifade etmekten çok uzak bulunuyoruz. Melekleri imrendirecek o muhteşem donanımımıza rağmen habîs ervahı bile utandıracak işler yapıyoruz. Kinle-nefretle oturup kalkıyor, gayzla köpürüyor ve birbirimize hep intikam hisleriyle bakıyoruz. Sevgi adına sinelerimiz bomboş, düşmanlık sisi-dumanı sarmış bütün duygularımızı ve yıllar var habersiziz muhabbetin o büyülü tesirinden. Düşüncelerimiz mütemadiyen kötülük duyguları üretiyor. Etrafı yakıp yıkma, her şeyi kendimize benzetme ve "öteki" dediklerimizi baskı altına alma âdeta ahvâl-i âdiyeden. Çoğumuz itibarıyla akla-mantığa rağmen hep hislerimizin güdümünde yaşıyoruz. Bizim gibi düşünmeyenleri ezme, susturma en bariz şiarımız. Bazı problemlerin farklı çözüm yolları da olabileceğini hiç mi hiç düşünmeden bildiğimize gidiyor ve yapmalar yolunda ne yıkmalara ne yıkmalara sebebiyet veriyoruz. Birbirimizin gönlüne girerek can diliyle, gönül beyanıyla kendimizi ifade etme, geçmişte kalmış demode bir yöntem gibi...
Bencilliğimizin ürettiği bir sürü muhalif düşünce ve onların temsilcileriyle karşı karşıya bulunmanın hafakanlarıyla oturup kalkıyoruz. Sürekli hiddetleniyor, nefretle köpürüyor ve gücümüz yeterse kalkıp tepelerine biniyoruz. Ezebildiklerimizi eziyor, güç yetiremediklerimizin şeref ve haysiyetiyle oynuyor, hatta varsa medya güç ve imkânlarımızla onları yerden yere vuruyor, ölümden beter şeylere maruz bırakıyoruz.
Bu tür olumsuz şeyler karşısında, şimdilerde bütün dünyada duyulan ya zalimlerin "hayhuy"u ya da mazlumların âh u efgânı. Yıllar var ki mazlumlar, mağdurlar diyarı bazı ülkeler sürekli baskı altında ve halklar inim inim. Akıllar durgunlaştırılmış, his ve heyecanlar söndürülmüş, çoğunluk kendi değerlerine karşı yabancılaştırılmış ve herkes birbirinin kurdu hâline getirilmiş. Farklı düşünce ve farklı anlayışların birer ihtilaf ve iftirak sebebi sayıldığı bu kabîl toplumlarda vuran vurana, kıran kırana önü alınmaz kavgalar çıkarılıyor, insanlar birbirine düşürülüyor. Biri ötekinin gözünü çıkarıyor, canına kıyıyor; o da berikinin üzerine canlı bombalar veya bomba yüklü arabalarla yürüyor. Her yerde farklı bir vahşet yaşanıyor ki vahşilerinkine denk, hatta ondan da ileri...
Kalmamış çoklarında insanî ruhtan eser.. felç olmuş gibi vicdan mekanizması: İradeler zalimce planlar peşinde; mârifetullah rasathanesi sayılan zihinler kirli duygulara teslim; sevginin o dupduru kaynağı his dünyası, potansiyel olarak Hakk'ı müşâhede menfezi sayılan gönül, bütün bütün ışığı söndürülmüş bir dehliz ve bütün insanî sistemler, varoluş gayelerine aykırı bir yolsuzluk gurbeti içindeler.
Gerçi tarihî tekerrürler devr-i daimi içinde benzer olumsuzluklar hep yaşana geldi ama bu seferki tahribat ve mesavî, biraz da küreselleşen dünya ve gelişen ileri teknolojinin katkılarıyla çok farklı ve ürpertici oldu. Allah'ın günü televizyon ve internet ekranlarına, gazete ve mecmua sayfalarına baktıkça dehşetle ürperiyor ve çok defa yüzümüzü başka bir tarafa çeviriyoruz. Biz gözlerimizi kapasak, kulaklarımızı tıkasak da elimizde olmayarak zihnimize nüfuz eden bir kısım olumsuzluklar yine sinelerimize bir zıpkın gibi saplanıyor, kalb ve ruhumuzda onulmaz yaralar açıyor. Bazen yığın yığın mesavîyi birden duyuyor, kan ve gözyaşı içinde kıvranan insanlarla beraber kıvranıyor ve yıkılıp yerle bir olan umranlarla beraber biz de yıkılıyoruz. Hazan esiyor gibi her yörede.. kuruyup dökülen yapraklar gibi insanlar.. Âkif ifadesiyle: "Harâb iller, serilmiş hânümanlar, başsız ümmetler / Yıkılmış köprüler, çökmüş kanallar, yolcusuz yollar / "Gazâ" nâmıyle dindaş öldüren bîçâre dindaşlar/ Ipıssız âşiyanlar, kimsesiz köyler, çökük damlar / Emek mahrûmu günler, fikr-i ferdâ bilmez akşamlar!.." İçimize akan şeyler birer çığlığa dönüşüyor ve bir şey yapamamanın ızdırabıyla inlemekle yetiniyoruz.
Oysaki, herkes ve her şey, bizden kendilerine uzatılacak bir el bekliyor; bekliyor ama çok defa kayıtsızlığımız veya aczimiz karşısında en derin inkisarlarla bir kere daha yıkılıyor.. yıkılıyor hissizliğimiz, hareketsizliğimiz karşısında ve feryatları cevapsız kaldığından dolayı. Az dahi olsa bunları duyup hissedenler de var ama onlar da güçsüz ve imkânsız. Bu itibarla da, olup bitenleri gördükçe ölüp ölüp diriliyorlar; duygularını, Suzî'nin "Yağmıyor yağmurlar, bitmiyor lâle / Acep bu hâlimiz böyle mi kala / Rahmet deryasından gelen bu ile / Vakitlerde esen yeller perişan!.." suzişi nağmeleriyle seslendiriyor ve oldukları yerde kalakalıyorlar.
Bütün bunlar karşısında insan, inkisarla sarsılıyor ve "Demek artık yığınlar hep böyle birbirini yiyecek.. kitleler birbiriyle sürtüşüp duracak.. kimse kimseyi gönülden sevmeyecek.. insanlar birbirini düşünmeyecek.. mağdura kimse el uzatmayacak.. mazlumun başı okşanmayacak.. fertler birbirine bağırlarını açmayacak.. kimse bulunduğu yerde güvenli olmayacak.. dünyanın kaderine, kan düşünen, kan konuşan, kan döken kanlı deliler hâkim olacak.. ve çağ yeniden bir kere daha tiranlar çağına dönecek..." diyesi geliyor. Bu böyle sürüp gidemez; sürüp gitmesi, insanlığın ve insanî değerlerin ölümü demektir.
Öyleyse gelin, yolların ayrımında bulunduğumuz şu günlerde bir kez daha Yunusların, Mevlânaların ses ve soluklarında yankılanan şu evrensel ilâhî çağrılara kulak vererek gönülden "sevgi" ve "kardeşlik" diyelim.! Gelin, insan olma farklılığını, rengi ve deseniyle bir kere daha bütün cihana gösterelim.! Gelin, garazların, kinlerin, nefretlerin dünyanın çehresini kararttığı şu günlerde bütün samimiyetimizle gönülden bir kez daha sevgi ve iletişim diyelim.! Gelin, vicdanlarımızı ilâhî rahmet vüs'atine göre bir genişliğe ulaştırarak ardına kadar herkese sinelerimizin kapılarını açalım.! Gelin, kendimizi kurumaya, yok olmaya mahkum birer damla gibi görmekten sıyrılarak, çağlayanlarla bütünleşip derya olmaya yürüyelim.! Mademki hepimiz insanız, genlerimizde Âdem Nebi'nin genleri ve özümüzde de Hakikat-i Ahmediye'nin usâresi var demektir; öyleyse gelin, bütün şeytanî dürtülere baş kaldırarak yeryüzünün halifesi olduğumuzu ve göklere ulaşmaya namzet bulunduğumuzu, cihanları velveleye verecek bir sesle haykıralım ve insan olma farklılığını bir kere daha meleklere duyuralım.! Gelin, yürüdüğümüz yolları birer şehraha çevirerek el ele, gönül gönüle hep Allah'a yönelelim.
(Sızıntı)
Rabbimiz c.c sevgi ve rahmete en çok muhtaç olduğumuz bu günlerde,dualarda samimiyetle buluşmayı,gönülden gönüle sağlam köprüler kurmayı ve en mühimi o köprüyü özenle muhafaza etmeyi,nasip etsin,canlarımıza can,damarlarımıza muhabbet aşkı katsın..
Kayseri denince doğal olarak aklıma -malumunuz- pastırma,sucuk gelirdi hep.Lezzet programlarında Kayseri usülü yiyecek ve tarifler çok dikkatimizi çeker,bizi ma-aile cezbederdi.
Mis kokulu çemeni,katmeri,şebiti,şanı dünyaya yayılmış mantıları,nevzinesi,lahm-ı kaditi.
Seyyah Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesi'ne kadar,nice kutlu sözlerde,eserlerde yer edinmiştir kendine.
Aklımın kıyısında geçmez iken;hayatımın en sürpriz,en eşsiz hadisesi,yuvamızın öznesi vesilesi ile bu tatlı memleketi tanıyabileceğimi kim bilebilirdi.Rabbimiz c.c nasip etti ise,bir şekilde buluşturuyor,yürekler,cana can kattırıyor,kelimeler kifayetsiz kalıyor.
Şehr-i Kayseri'yi öyle çok sevdim ki! Bu kadar güzel olacağını tasavvur etmemiştim.
Tatillerimizde,biiznillah gider babannemiz,dedemiz,orada yaşayan sevdiklerimizle,hasret gideririz.Marifet abidesi babaannemiz (evet iddialı oldu lakin aynıyla vaki) can-ı gönülden ikramı,yedirmeyi-içirmeyi çok sever.Eve girer girmez muhteşem kokular sarar dört bir yanımızı.
Hele o tereyağ ve tahinin sizi sizden alan,eriten,bitiren buluşması,evin her köşesini kaplayan muhteşem,kokusu,ustalıkla kısa sürede hazır ettiği katmeri yok mu..!
Hakikaten çok güzel oluyor,üstelik zor da değil,mutlaka deneyin. (Bizler yapabiliyorsak,sizler de yaparsınız)
Son anda karar verdim,bir saatte hazır oldular.
TAHİNLİ KATMER
Malzemeler:
Hamur için:
1 kilo un
1 çorba kaşığı sıvıyağ
Yeterince su
tuz
(Daha kolay olsun,hamur açma ile pek aram yoktur derseniz,maya ve süt kullanın)
Harc:
1/2 paket tereyağ (veya margarin)
4-5 yemek kasigi siviyag
6 yemek kasigi tahin
Yapılışı:
Un,su ve tuzu yoğurarak klasik kulak memesi kıvamında bir hamur hazırlayıp,10-15 dakika bekletiniz.
Hazırladığımız hamurdan yumurta büyüklüğünde bezeler kopartın.
İlk bezeyi,oklava yardımı ince mantı hamuru inceliğinde açın
Hazırladığınız tahinli harçtan bir iki kaşık sürerek rulo yapın.Ruloyu etrafında döndürün.
(Gül şeklini alacak şekilde)
Yağ donması için,bir süre buzdolabından bekletin (Ben fazla bekletmedim)
Son olarak,gülleri tekrar çok kalın olmayacak bir şekilde açıp,saç yada teflon tavada arkalı önlü pişirin.
Bu ölçüler ile epey katmer çıkıyor,kişi sayınıza göre ölçüleri ayarlayabilirsiniz.
Özellikle peynir,zeytin,salatalık ve domates ile kahvaltı ve sahurlarınız için enfes bir seçenek.
Afiyet olsun

Ve Libya'lı bir arkadaşım vesile ile denediğim,iskoç yumurtası.
Bizim Dalyan köftemize benziyor temelinde.
Ben -daha önce de bahsettiğim üzre- kolay kolay yemek seçmem,ayırmam.Tatlılarda irmik / tarçın ,tuzlularda yoğurt / nane vazgeçilmezlerim (daha doğrusu ilk aklıma gelenlerim)
Yumurtanın da , her şeklini severek tüketirim (hatta bir ara haşlanmış yumurta,patates ve çorba ile epey hafiflemişliğim vardır.Kilom asla sabit kalmaz,maalesef:)
İskoç yumurtası; orijinalinde çekilmiş sosis ile yapılır.İster kızartın ister fırınlayın.
Tabi ki kızartması çok daha leziz oluyor.
Ben sosis yerine kıyma kullandım.Yağsız olsun arkadaşlar.Libya'da kıymalar inanılmaz yağlı (Geçen sene ramazanda bu teşhisim , resmen ispatlandı.Tepsi köftesi yapacaktım misafirlerimiz için,bir kilo kıymayla hazırladığım köfteyi borcama döşeyip,fırına verdim,piştiğinde yarısı kadar olmuştu,nasıl gülmüştük o tabloyu görünce)

İSKOÇ YUMURTASI
Ölçü vermiyorum.Kişi sayısına göre hazırlayıp,zahmetsizce pişirebilirsiniz.
Malzemeler:
Kıyma
Baharatlar (Kırmızı biber,kara biber,kekik v.b)
Haşlanmış yumurta
(Soğan / sarımsak katmadım,arzunuza göre ekleyebilirsiniz)
Harç:
Un
Çırpılmış yumurta
Galeta unu
Kızartmak için sıvıyağ
Yapılışı:
Kıyma ve baharatları yoğurunuz.
Haşladığınız yumurtaları çok hafif unlayıp ve kıymayla kaplayınız.
Tekrar una,hafif çırpılmış yumurtaya ve son olarak galeta ununa bulayınız
Arzunuza göre :
180 derece fırında 20 dakika;
Ya da tencerede kızdırdığınız yağda,kızarana kadar pişirin.
Yaşadığınız en güzel hafta sonu olsun!
İçiniz coşsun,maneviyat nehriniz çağlasın,gözleriniz,ruhunuz hayır ve bereketle donansın.
Bir daha ki posta hayırla , görüşmek duasıyla..
Sürç-ü lisan etti isek affola
34 yorum:
Ellerinize sağlık. Her iki tarifde çok leziz. Hayırlı hafta sonları.
Saygılarımla.
canımsınnnn,
maşallah hızına yetişmek mümkün değil, Mevlâm nazarlardan sakınsın.amin.
hamur işlerini sevmeyen türk hatunu varmıdır acaba :) nefis görünüyorlar canım, yumurtanın sunumuna bayıldım şifalar olsun efendim.
Pepelacım, mademki yumurtanın her türünü seviyorsun, inşallah yakında yayınlayacağım farklı bir tarife bayılıcağını umuyorum :)
keyifli huzurlu hafta sonu canım.
katmer enfes görünüyor,hele de tahinli olunca! uzanıp alasım geldi:)
iskoç köftesinin ismi değişik olarak yıllar önc ayşe tüter tv de yaparken görmüş,not almıştım ama hiç yapmamışım şimdi farkettim:))
her ikisi için de ellerine sağlık kelebeğim:)
Ikisi de cok nefis görünüyor. Yazdiklarin icin haklisin. Sabrimizi bazen kaybediyoruz. Özellikle karsimizdaki insandan saygi göremezsek. Sevgiler...
Ellerine,gönlüne,ömrüne sağlık..Öncelikle sızıntı dergisinden paylaştığın yazı için çook teşekkürler..Öyle güzel anlatmışlar ki günümüzü,ama ben istikbalden ümitvarım,sırf rıza-ı ilahi için çalışan insanlar olduğu sürece bu ümidimi yitirmeyeceğimi düşünüyorum.
İskoç yumurtası çok nefis gözüküyor, ben de deneyip, Antalya yumurtası ismi verebilirim sanırım :) katmer de nefis,hayırlı haftasnları diliyorum..Sevgileerr
Canim harika bir yaziydi cok güzel bir alinti yapmissin SIZINTI´dan. Malesef insanlik hiddette ve seytani dugularina esir oluyor. Allahim sonumuzu hayir ede insallah.
Katmer ve koc yumurtasi harika olmus. Gercekten Kayseri mutfagi da cok güzel ve harika yiyecekler lezzetler yapiliyor.
Seninde ellerine saglik bu nefis paylasimlar icin,
sevgiler....
katmeri bekarken çok yapıyordum annemlere de evlendikten sonra hiç yapmadım:)
Ama yumurta çok ilginç geldi ben kesin denerim bayılırım böyle değişik tariflere ellerine sağlık papelacım
her ikiside muhteşem sevgili arkadaşım ancak ben tahinli katmerden bir tabağa yığılı istiyorum.tam benlik ellerine sağlık
canım bu ne havalı bir isim böyle...bi kere iskoç yumurtası tarifini tuttum.pek havalı yahu:))canım ikisi de birbirinden lezzetli görünüyor.ellerine sağlık.
Bizler mi değiştik yoksa değişime mi ayak uydurduk bilemiyorum. Yazdıklarınızda baştan sona haklısınız ve size katılmamak mümkün değil.
Ben teknolojiden hiç memnun değilim Teknoloji ilerledikçe insan yalnızlaşıyor. Eskiden böylemiydi. İnsan insana yardımcıydı.
İnsan insana bağlıydı, muhtaçtı. Allah bizlere acıyıp akıl fikir versin inşallah.
Tahinli katmeri tadan şanslı insanlardanım gerçekten muhteşem bir lezzet. Elinize sağlık....
iyi hafta sonları dileklerimle
sevgiler
Canımın içi ellerine sağlık tahini çokkk severim katmerler enfes ellerin
dert görmesin kocaman öpüyorum...
Katmerler süper.. benimde arkadaşımın annesi yapar bana gönderir buzluğa atarım.. haftasonları kahvaltıda birer birer çıkarıp tavada ısıtıp yiyoruz eşimle.. ama bu tarifle bende deneyeyim bakalım becerebilecekmiyim .. ellerine sağlık :)
Pepela cım,
Katmeri en kısa sürede deniycem inş. Kayseriyi ben de çok seviyorum, yeni evliyken Niğde de kalmıştık bir süre, her fırsatta Kayseriye giderdik. Tarihi dokusu ile bana memeleketim Bursa yı hatırlatırdı..Ellerine ve yüreğine sağlık canım, hepimiz için harika bir haftasonu olsun inş. Muhabbetle..
Katmer her yörede ufak farklılıklarla yapılır ve severek tüketilir.Yalnız şu iskoç yumurtası çok ilginç doğrusu..Ellerin dert görmesin Libiciğim...:D *SMGL*
Fuat Bey,çok teşekkür ederim.Eksik olmayınız.
Jibek'sin,tatlımsın.
Rahman razı olsun,yüreğine dolsun..
Mmm,bahsettiğin tarifi keyif ve iştahla bekliyor olacağım.
En Emin'e emanet,muhabbetle !..
Papatya Prenses,Alla c.c razı olsun gülüm.Paylaşabildiğimiz gibi ikram da edebilsek febiha!
Vouv,Ayşe Tüter'n tarifleri hakikaten orijinal ve lezzetli oluyor.Bilmiyordum gülüm,maşallah sana not alma meselesi her zaman iyidir.
Öpüyorum gönülden.
@Nesrin Hanım,hattı zatında sabrımız,kişiliğimiz ve belki kendimiz,imtihanımızın en büyük,en kıymetli,en kudretli anahtarı.İşte dayanamayışlarımız,hazmedemeyişlerimiz,pes etmelerimiz bu yüzden olsa gerek.Değil mi ki zahmette rahmet vardır? Rahmete kavuşmak zor ama nasıl da tatlıdır.
Allah razı olsun canım,eksik olmayın.
@Zeliha,subhanallah.Zaten esas kimliğimizin,muhabbetimizin,derinimizin kökünde,ümit yatıyor,umut büyüyor.Onsuz olur mu,yaşanır mı,dualarımız,inandıklarımız olmasa,nefeslerimizin ehemmiyetimiz var mı?
Sizlerin de gönlüne sağlık.
Çok teşekkür ederim gülüm.
@Anneminkızıyım,Amin,ecmain ablacığım.Rabbim c.c cümlemizi sırat-ı müstakim üzre kılsın.
Çok teşekkür ederim.Kayseri mutfağına ben de bayılıyorum:)
@Aylin,maşallah sana.Sen genelin bizim zıddı olmuşsun arkadaşım ya HU! ;) (Evlenmeden önce / sonra olayı)
Çok teşekkür ettim,umarım dener ve beğenirsin gülüm.
@Umutlu Hayat,bütün tabak sendir,afiyet ve şifa olsun.Prensini öperiz gıdıktan.
@Mintininmutfağı;eksik olma tatlısı:)Deneyip,beğenirsiniz,bizleri de hayır ve muhabbetle anarsınız inşallah.
@NzlGl hanım.Zihnim bu mevzu üzerine öyle odaklanıyor ki,mütemadiyen bu fırtınada,esası kavramaya çalışırken buluyorum kendimi.Teknoloji bir nimet,evet.Bize kattıkları saymakla bitmez,şükürler olsun nasiplendirene.Amma velakin bir de işin çarpıcı kısımları var.Ameller niyetlere göredir hesabı,külfet de olabilir,maneviyatımızı,derinliğimizi,BİZ'i bizden götürebiliyor.
İfrat ve tefridi elden bırakmamak,sımsıkı sarılmak,denge ve hakta buluşmak gerekiyor.
Allah razı olsun,yüreğinize sağlık.
@Derya ablacığım,afiyet olsun.Çok teşekkür ederim.:)
@
@Yemek aşkı,ne kadar güzel maşallah.Şifa,muhabbet olsun.Siz de rahatlıkla yapabilirsiniz gülüm ve dahi bu mutlulukla,daha bir keyif ve lezzet dolar lokmalarınıza.
Muhabbet ile..
@Kemal Paşa Tatlısı,gittiniz gördünüz demek Şehr-i Kayseri'yi:) Maşallah subhanallah,tatlısı.Ben de çok sevdim,iklimini ciğerime çektim.Çok hoş,çok dolu bir şehir.
Katmeri nasıl güzel yaparsın,kolay gelsin şimdiden,öpüyorum gönlünden.
@Vuuu..!
Benim Smgl'um gelmiş.Çok teşekkürler fıstıkım,Allah c.c razı olsun.İskoş yumurtasını senin yakışıklı,minik koçlara yaparsın annesi:) Şifa olsun..
Muhabbetle,sevgi ve selamlarımı gönderiyorum.
tarifler süper.yazdıklarınızda da çok haklısınız.doğru lafa ne denir.
Harika bir yazı, harika iki tarif...
Ellerine sağlık, şimdiden iftarlık tariflerin için sabırsızlanıyorum.
Kucak dolusu sevgiler,
Beyza
Şima'cığım harıka bir sunum olmus.ellerıne sağlık. katmerın trifine baktıgımda aynı sekılde yapıyormusuz.cok pratık ve muhteşem bir lezzet oluyor.şimdi bu fotoğraftakılerden alsam yesem doya doya baska ne ısterdım:)yumurtada guzel görunuyor.sevgiler canım
serin lezzet dolu bir hafta diliyorum.ellerine sağlık canım ...çok öptüm.sevgiler.
Yine neler hazırlamışsınız böyle:) ellerinize, gönlünüze sağlık...
Yumurtayı hemen yapıp yemek istedim... katmere söyleyecek lafım yok, tadına doyulmaz... Ben sevmem diyen yoktur herhalde...
Sevgiler...
@Uğur Böceği,gönlünüze sağlık,çok teşekkür ederim.
@Beyz'cığım,eksik olmayın.Gönülden selamlarımı gönderiyorum
Tülin! Hoşgeldin arkadaşım,ne zaman döndün sen,gördüğüme sevindim:) Umarım tatil güzel geçmiştir.Katmeri siz de böyle yapıyorsunuz demek,febiha.Ben saçta iyice pişiriyorum,o kızarmış haline bayılıyorum.Çok teşekkür ederim gülüm.
Yeşim ablacığım,çok teşekkür ederim.Bil-mukabil! Hayırlı,umutlu haftalar olsun.
Aslı Hanım:) Eksik olmayın,gönülden sevgilerimi gönderiyorum.Katmeri evde yapıp yemek daha zevkli oluyormuş bunu keşfettim.İskoş yumurtası bilhassa haşlanmış yumurta severlere süper bir alternatif,umarım dener ve beğenirsiniz.Bu ara salata turşusunu denediğimi söylemiştim,çok güzel oldu,mmm :)
kelebeğim ben bu yazıya yorum yapmıştım lakin yeniden merhaba demek istedim arkadaşıma.ve şu isminden hoşlandığım tarifi bir kez daha çok beğendiğimi söylemem lazım dedim.isme bak" iskoç yumurtası...canım allaha emanet ediyorum seni...muhabbetle...
Ne kadar orjinal bir tarif o öylei misafirler için de gayet ilginç ellerinize sağlık :)
Canım cumartesı gunu döndüm.güzel bir tatildi.dinlendim geldım::)bizdde saç ımkanı yok teflon tavada pişiriyoruz.dun bır yorum yazmıstım ama sanırım sana ulaşmadı.bır arkadasım 15 gunde bır iş için Lıbya'ya gelıyor kensdısı Lıbya'lı..Onunla konusurken hep sen gelıyorsun aklıma:)bahsettım hatta senden.o baskent tropolıde kalıyor.aranızdakı meseafe ucakla yaklasık 1 saatmiş.Türkiyê'ye geldıgınde mutlaka haberım olsun.dostluk muhabbetı coğalsın inşallah.:)tanımayı cok isterım.sevgiler
@MintininMutfağı.Tekrar hoşgeldin,her zaman gönlümüzde,başımızın üstünde yeriniz var.Allah c.c razı olsun tatlı anne,benim için katmerli güzel oldu.
@Mndalina,çok teşekkür ederim.Misafirleriniz benim gibi yumurta aşığıysa enfes bir seçenek olur tabi.:)
@Tülin'im,ohh ne iyi ettin,yüreğine,ruhuna sağlık.
Aaaa süper bir tevafuk,subhanallah!
Libya'lı mı arkadaşımız? Az önce de yazdığım üzre şuan Beyda'dayız,geçen sene Tripoli'de idik lakin ara ara toplantı ve alışveriş amaçlı,gidiyoruz yine,şirketten bir sıkıntı olmaz ise.Kendisine selamlarımı iletirsin.Görüşürüz inşaAllah.
Fi emanillah
Ah,kuzum.Bu arada çok teşekkür ederim Rahman razı olsun,ne ince ne nezaketli bir davet bu böyle.Bil-mukabil.Buralara yolunuz düşerse,çalacak bir kapınız olduğunu unutmayın e mi?
Muhabbetle
Haşlanmış yumurtayı hiç sevmeyen bana bile ne kadar güzel göründü bu yemek anlatamam...
ayrıca katmer Kayseri'de çok severek hatta bayıla bayıla yediğim bir hamurişidir.
Ellerin dert görmesin. Sağlıcakla...
Pepela cığım,
Sözü de özü de güzel tatlı kardeşim. Yazılarını, kalbinin güzelliğini hissederek okuyorum, kayboluyorum okurken.Yorumlardaki inceliğin ve samimiyetinle sadece benim değil, tüm izleyenlerinin kalbindesin kelebeğim.
Muhabbetle...
Müsait olduğun bir zaman sitene eklediğin gibi müzik eklemeyi bana da gösterebilir misin?
Yorum Gönder